Cesur Yeni Dünya (Brave New World)

Kitabı sadece bilim kurgu veya distopya kategorisine sokmak biraz haksızlık. Toplumsal düzen, ekonomik sistem, bireysel haklar, özgürlük gibi ucu açık birçok konuya değinmiş ve sorgulanmasına vesile olmuş bir kitap.

Yazarın öjenik görüşü kitapta şartlandırma yoluyla bireylerin topluma adapte edilmesi, lsd kullanması da soma olarak yansımıştır.
Kitaptaki karakterlerin isimlerinin gerçek kişilerin isimlerinden esinlenerek oluşturulduğu malum. Mustafa Mond karakterinin isminin Mustafa Kemal Atatürk ve Sir Alfred Mond isimlerinden geldiği üzerine genel bir kanı var. Huxley’ in ojenik görüşü göz önünde alındığında, mk ultra deneyinde görevli olan arkadaşı Humphrey Osmond isminin de es geçilmemesi lazım.

Herkes herkes içindir, yeni iyidir, eskiyi at gibi anlayış biçimi hem sosyalizme ve liberalizme eleştiri niteliğinde.
İstikrar kavramının vurgusu kitabın yazıldığı dönemdeki siyasi ve ekonomik belirsizliğin dışavurumu gibi.
Yazarımız Amerika’ nın geleceği dünyanın geleceğidir düşüncesindedir. Kurduğu üretim bandıyla kapitalizmi ve sosyal yaşamı farklı bir yola sokan Henry Ford Cesur Yeni Dünya’ nın İsa’ sıdır. Bir bölümde Ford Hazretleri’ nin kendi adı için Freud dediği de yer almakta.

Toplumun mihenk taşı aile kitapta yok. Özellikle bizim yaşadığımız coğrafyada aile kavramı daha fazla kutsallaştırılır. Cennet anaların ayaklarının altındadır denir. Doğum yapan her kadın kadın kutsallaştırılır. Baba evin direğidir, ailenin reisidir, babaya el kalkmaz denir, baba ne yaparsa yapsın saygınlığının korunması istenir. Çünkü aile kavramının yüceltilmesi bunu gerektirir.

Aile kavramını yüceltiyoruz, çok eşlilik bizde ahlaksızlık olarak benimseniyor, çünkü bizler de şartlandırılarak büyütülüyoruz. Aile ortamında ve okulda pişirilerek. Biz de çok eşliliğin etik olduğu, aile yapısının olmadığı bir ortamda büyüyüp yetiştirilseydik cesur yeni dünya yurttaşlarından farksız olurduk. Tek eşliliği ve aile kavramını iğrenç bulurduk.
İnsanların laboratuvarlarda dünyaya getirilmesi biyoteknolojinin geldiği konuma bakılarak çok da hayal değil. Kopyalanan koyun, maymun var. İnsan kopyalandığına dair söylentiler, komplo teorileri var. Bazı bilim adamları günümüzde insan kopyalanabilecek seviyede teknolojik imkanların bulunduğunu söylüyor. Tabi kitabın yazıldığı dönemde biyoteknolojinin bu kadar gelişmemiş olması yazarın takdir edilmesini sağlıyor.

Sosyal sınıf farklılıklarıyla ilgili Kıbrıs’ ta yapılan bir deneyden bahsediliyor. Bütün bireylerin alfa olduğu bir ülke. Büyük bir çoğunluğu aralarında çıkan iç savaşta ölüyor. Mustafa Mond tarafından sen ağa ben ağa inekleri kim sağa mantığıyla sınıfsal farklılıkların gerekli olduğu savunulmuş.
Somanın oluşturduğu mutluluk hissini günümüzde farklı yollardan alıyoruz. Uyuşturucu, alkol, oyun konsolları, sosyal medya vs. örnekler çoğaltılabilir.
Yaşadığımız dünyadan daha korkunç gelmiyor.

Gerçekten de Mustafa Mond ve John arasında geçen konuşmada Mustafa Mond’ a hak vermeyen var mı?

” Aslında, ” dedi Mustafa Mond, ” siz mutsuz olma hakkını istiyorsunuz. ”
” Öyle olsun, ” dedi Vahşi meydan okurcasına, ” mutsuz olma hakkını istiyorum. ”
“Eklemek gerekirse, ihtiyarlama, çirkinleşme ve iktidarsız kalma hakkını da istiyorsunuz; frengi ve kansere yakalanma haklarını, açlıktan nefesi kokma hakkını, sefil olma hakkını, sürekli yarın ne olacak korkusu içinde yaşama hakkını, tifoya yakalanma hakkını ve her türden ağza alınmaz acıyla işkence çekerek yaşama hakkını da istiyorsunuz. “

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s