Beynimizdeki Derin Devlet

Siz kimsiniz? Çevrenizdeki en yakın kişilere sizinle ilgili sorular sorsak…  Mesala, annenize ve babanıza ya da kız kardeşinize, sizi yakından tanıyabilir miyiz? Veyahut sizinle uzun yıllar boyunca aynı yastığa baş koyduğunuz eşiniz, sizin nasıl birisi olduğunuzu bize anlatabilir mi?

Ya da kendize sorun. Kendinizi nasıl tanımlarsınız? Muhtemelen, kendiniz hakkında yapacağınız tanımla yakın çevrendeki insanların değerlendirmeleri, üç aşağı beş yukarı aynı olacaktır. Peki bir gün bu tanımların dışında, bambaşka bir karakterde insana dönüşme şansınız nedir sizce?

Bir gün, ailenizi hiçbir pişmanlık duygusu yaşamadan soğukkanlı bir şekilde katlebileceğinizi söyleseler, cevabınız ne olurdu?

Kesinlikle hayır diyorsanız, muhtemelen beynimizin gizemli dünyasından bir habersiniz demek.

İşte size ünlü nörobilimci David Eagleman’dan kısa bir hikaye:

Charles Whitman, 1966 Ağustos ayının sıcak ve nemli bir gününde, kendisini Austin’deki Teksas Üniversitesi kulesinin en üst katına götürecek olan asansöre bindi. Yirmi beş yaşındaki genç, daha sonra bir davul dolusu silah ve cehaneyi de peşinde sürükleyerek üç kat mediven çıktı ve gözlem alanına ulaştı. Burada önce silahın dipçiğiyle danışman görevlisini öldürdü, ardından merdiven aralığından çıkmakta olan bir turist ailesine ateş açtı, en sonunda aşağıdaki insanlara gelişi güzel kurşunlar yağdırdı. Olay sonunda kendisi de dahil olmak üzere, 13 kişi hayatını kaybetti ve 33 kişi de yaralandı.

Whitman, katliamdan bir gece öncesinde daktilonun başına geçmiş ve bir intihar notu yazmış.

 

“Kendimi şu günlerde tam olarak anlamıyorum. Aklı başında ve zeki bir genç olarak tanınmaktayım. Ama son zamanlarda birçok sıra dışı ve mantıksız düşüncenin kurbanı olmuş durumdayım.”

 

Ertesi gün bütün manşetlerde Whitman’ın saldırısı vardı. Polis, ipucu bulmak için evine girdiğinde ise, tablonun göründüğünden de ağır olduğu ortaya çıktı: Whitman, saldırı gününün çok daha erken saatlerinde annesini, ardından uykusunda bıçaklamak suretiyle karısını öldürmüştü. Bu ilk cinayetlerinden sonra intihar notunu yazmaya devam etmiş.

 

“Karım Kathy’yi bu gece öldürmeye, ancak üzerinden çok uzun süre düşündükten sonra karar verdim… onu çok seviyorum, ayrıca her erkeğin düşlediği türden, çok iyi bir eş oldu bana. Bunu yapmaya neden olacak mantıklı bir sebep gelmiyor aklıma…”

 

Kimdi bu Whitman? Eski bir izci olan Whitman,  bir süre deniz piyadesi olarak çalışmış, ardından da banka memurluğu yapmış. Austin izcileri 5. Grup izci başılığı için gönüllü de olan Whitman ‘ın çocukluğunda Standford Binet zeka testinden aldığı 138 puan ise, onu ilk yüzde 0.1’lik dilime yerleştirmiş. Bu nedenle Teksas Üniversitesi kulesinde ayrım gözetmeksizin gerçekleştirdiği kanlı saldırının ardından, herkes bir açıklama bekler olmuştu.

 

Charles Whitman

 

Aslına bakılırsa Whitman’ın da beklediği buydu. İntihar notunda, beyninde bir şeylerin değişikliğe uğrağıyıp uğramadığını belirmek üzere kendisine bir otopsi yapılması isteğinde bulunmuştu; çünkü kendisi de bundan kuşkulanmaktaydı.
Saldırıdan birkaç ay önce günlüğüne şöyle yazmıştı:

 

 

“Bir keresinde bir doktorla iki saat kadar konuşup, ona çok güçlü biçimde hissettiğim şiddet duygusunun altında ezildiğimi anlatmaya çalıştım. O seanstan sonra Doktor’u bir daha görmedim. O zamandan beri bu zihinsel çalkantıyla tek başıma mücadele etmekteyim ve görünen o ki, hiç mesafe kat edemiyorum..”

 

Whitman’ın cesedi morga götürüldü, kafatası kemik testerisiyle açıldı ve beyni çıkarıldı. Otopsi incelemesi yapan doktor, beyninde bozuk para büyüklüğünde tümör buldu. Gliyoblastom adı verilen bu tümör, talamus denilen yapının alt kısmından çıkıp hipotalamusa uzanıyor ve amigdala olarak bilinen üçüncü bir yapıyı sıkıştırıyordu. Amigdala özellikle de korku ve saldırganlık merkezinde duygu mekanizmasını düzenlenmesinden sorumludur. Sağlıklı insanlarda amigdalanın etkinliği, özellikler ürkütücü yüzler gördüklerinde, korkulu anlar ya da toplumsal fobiler yaşadıklarında artar.

 

charles-whitman-beyin-tümörü

 

Sonuçta Whitman’ın kendisiyle ilgili sezgileri- beynindeki bir şeylerin davranışlarını değiştirdiği- yorumu son derece isabetli bir tespitti.

 

” Çok sevdiğim bu iki insanı da vahşice öldürmüş gibi göründüğümü tahmin ediyorum. Ama ben işimi hızlı ve tam bir şekilde yapmaya çalıştım sadece. … Eğer yaşam sigortam hala geçerliyse lütfen borçlarımı ödeyin … geri kalanı da ismimi vermeden bir akıl sağlığı kuruluşuna bağışlayın. Bu tür trajediler, belki de araştırmalar sonucu önlenebilir.”

 

Bugün hala beynimiz hakkında tam olarak bilgi sahibi değiliz.  Yapılan son araştırmalar bu organ üzerindeki kontrolümüzün şaşırtıcı bir şekilde yok denecek kadar az olduğunu söylemektedir. Whitman ‘ın hikayesine bakın, küçücük bir tümör sizi bambaşka bir insana çevirerek,  yüzlerce insanın hayatının kararmasına sebep olabiliyor.  Görünen o ki; beynimiz yapısı ve işleyişi hakkında daha yol almamız gereken çok mesafe var.

 

Sırlar ve gizemlerle dolu beynimizin hayatını daha detaylı bir şekilde Incognito’da inceleyebilirsiniz.

Beynimizdeki Derin Devlet” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s