Homo Sapiens Hikayeleri 2 – Bir Devrin Sonu

İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi , Fransız İhtilali, Sanayi Devrimi insanlık tarihinin en önemli dönüm noktalarından biridir. Bu olayları bu kadar özel kılan ise birey- devlet ilişkisinin yeniden belirlemesidir. Tarım toplumuna geçişimizden beri süre gelen tebaa – devlet ilişikisi çok değil bundan 200 -300 yıl önce ortadan kalktı. Sanyai Devrimiyle beraber tebaa sınıfından vatandaşlık statüsüne evrildik. Daha özgür, daha bireysel ve daha bir kutsal kişiler haline geldik. Bu noktaya gelişimizi sağlayan faktör bir kaç yüzyılldır hak arayışı mücadelemiz mi yoksa bu yeni yönetim anlayışının sistemin daha verimli bir şekilde yürütülmesi için insanlara verdiği küçük tavizler mi?

Geçtiğimiz yüzyıllarda sanayi ve teknolojide yaşanan büyük değişimler özellikle sosyo- ekonomik alanda büyük değişimlere vesile oldu. Hayat standartları ve kalitesi geçmiş yıllara kıyasla daha makul seviyelere geldi. Ama ortada hala bir sorun vardı. Bu sistem nasıl yürütülecekti? Esas alınması gereken görüşler nelerdi? İşte bu noktada insaoğlu bir karara varamamıştır. Bir köşede Amerika ve Avrupa ülkelerinin savunduğu Görünmez El olarak da  bilinen serbest ekonomi yanlısı Liberaller, diğer yanda Sovyet Rusya ve Çin’in başı çektiği  Sosyalizm ve Komunizm’den etkilenmiş merkezi planlamaya dayalı piyasa modeli. Günümüzdeki tabloya bakarsak, bu savaşın galibinin Liberalizm olduğunu söyleyebiliriz. Hatta bu görüşün tarihte hiç olmadığı kadar güçlü bir durumda olduğunu da idda edebiliriz.

soviet-abd

Liberalizm bu konuma gelirken önceden de belirttiğimiz bir takım tavizlerde bulundu. vatandaşlık hakları, yaşama özgürlüğü, ifade özgürlüğü ve yönetimde söz sahibi olduğumuzu düşünmemiz için verilen seçme ve seçilme hakkı. Liberalizmin bir nevi sağ kolu olan hümanizm, bu tür fedakarlıkların yapılmasını öngörüyordu. Çünkü mutlu ve hak ettiği değeri aldığına inanan bireyden daha verimli ve efektif çalışan çarkın dişlisi yoktu.

Ama bu durum değişmek üzere. Bize övgüler dizen, yeri geldiği zaman kutsal bir canlı olarak gören bu sistem, alternatif işbirlikçilerinin peşinde. İnsanoğlunu vazgeçilmez kılan bilinç ve zekanın tanımı değişiyor. Bizi biz yapan bilinç ve zekamıza alternatif teknolojiler üretilmeye başlandı bile. Eskiden insan nedir diye sorulduğunda yüksek zekaya sahip, ruhu ve bilinci olan bir canlıdır deniliyordu. Fakat bugünkü görüş, insanı algoritmik bir yapıya sahip organik bir canlı olarak tasvir etmekte. Evet,  teknoloji bilinç sahibi robotlar üretmeyi henüz başaramadı ama belkide buna gerek yoktur. Vicdan sahibi bir savaş makinesi hiçbir  özel güvenlik şirketi sahibine yarar sağlamaz. Ya da önemli bir ameliyat ortasında hastayı kaybetme korkusu yüzünden aşırı stres duygusunu yaşan bir robot bir hastahane yöneticisinin işine yaramaz. Onlara lazım olan, verilen görevi en efektif ve en verimli yoldan icra eden mekanik algoritmalardır. Yuval Noah Harari’ye göre o günler çok uzakta değil. Ve o gün geldiğinde toplum düzeninde bir takım değişikler yaşanacak.

  • İnsanlar ekonomik ve askeri değerlerini yitirecek. böylelikle ekonomik ve siyasi sistem insanlara bu kadar değer vermeyi bırakacak.
  • Sistem kitlesel olarak insanlara değer vermeye devam edecek ama bireyler önemsizleşecek.
  • Sistem bazı özgün bireylere değer vermeye devam edecek ancak bu özgün insan toplulukları kitlelerden farklı olarak sürümleri yükseltilmiş yeni bir süperinsan eliti oluşturacaklar.

Şimdi bu önermeyi detaylıca inceleyelim. Öncelikle teknolojik gelişmeler insanları ekomomik ve askeri alanlarda işe yaramaz hale getirdiğinde, liberalizm felsefi açıdan boşa çıkmasa da demokrasinin, serbest piyasanın ve diğer liberal kurumların böylesi bir sarsıntıdan nasıl sağ çıkacağını kestirmek zor olacaktır. Sonuçta liberalizm yalnızca felsefi önermlerinin doğruluğu sayesinde hakim ideoloji haline gelmedi. Her insana değer vermek siyasi , ekonomik ve askeri açıdan da en mantıklı tercihti. Modern endüstriyel ekonominin toplu üretim sistemlerinde her insana ihtiyaç vardı. Tüfek tutabilecek ya da alet kullanabilecek her el kıymetliydi.

Fakat  Harari’ye göre bu tablo değişmek üzere. Aklınıza gelebilecek insanlar tarafından icra edilen  çoğu meslek tehlike altında borsacılardan, doktorlara ve avukatlara kadar. Çünkü Noah’a göre ” İnsanlar ekonomik değerlerini yitirmek üzereler çünkü zeka bilinçten ayrılıyor.”

…  Borsacılar bile tehlike altında. pek çok alım satım işlemi, bir insanın bir yılda inceleyebileceği veriyi saniyeler içinde işleyebilen ve göz açıp kapayıncaya kadar tepki verebilen bilgisayarlar tarafından yürütülüyor. 23 Nisan 20132te Suriyeli hackerlar Associated Press’in (AP) resmi Twitter hesabının ele geçirerek, saat 13.07’de Beyaz Saray’ın saldırıya uğradığını ve Başkan Obama’nın “yaralandığı” yazdı. Haberleri denetleyen işlem algoritmaları duruma tepki verdi ve çılgınca hisse satmaya başladı. ABD’nin önmli borsa endeksi Dow Jones serbest düşüse geçerek altmış saniyede yüz elli puan birden düştü ve 136 milyar dolar değer kaybetti Saat 13.10’da Associated Press atılan tweet’in sahte olduğunu doğruladı. Algoritmalar dişlileri ters yöne çevirdi ve saat 13.13 itibarıyla Dow Jones neredeyse tüm kayıplarını geri kazandı.

… Bu tehlike sadece pratisyen hekimlerin değil uzmanların da ensesinde artık. Öyle ki kanser gibi görece spesifik bir konuda uzmanlaşmış doktorları yerinden etmek belki de çok daha kolay olacak. Yakın zamanda yürütülmüş bir deneydeki bilgisayar algoritması, akciğer kanseri vakalarında yüzde 90’ını doğru teşhis ederken doktorların başarı oranı yüzde 50’lerde kaldı. Gelecek çoktan kapımıza dayanmış durumda. Akciğer tompgrafisi ve mamografi gibi teknolojiler standart algoritmalar tarafından kontrol edeierek doktorlara ikinci bir fikir sunuyor, zaman zaman doktorların kaçırdığı tümörleri yakalayabiliyor.

alphago
2016’ının mart ayında AlphaGo ve Güney Kore Go şampiyonu Lee Sedol, Seul’de karşılaştı. AlphaGo rakibini 4-1 gibi ezici üstünlükle yenmekle kalmadı, görülmemiş hareketler ve özgün stratejiler kullanarak herkesi hayrete düşürdü.

Ve durumu şu şekilde özetliyor:

  1. Organizmalar bir algoritmadır. her hayvan, Homo sapiens de dahil olmak üzere, milyonlarca yıllık bir evrim sürecinde şekillenmiş organik algoritmaların bir araya gelmesiyle oluşur.
  2. Algoritmik hesaplar, hesaplamayı yaptığımız aletin malzemesinden etkilenmez. Tahta, metal ya da plastik fark etmez; bir abaküste iki boncuk iki daha her zaman dört boncuk edecek.
  3. Bu nedenle orgaik olmayan algoritmaların, organik benzerlerini asla taklit edemeyeceklerini, hatta onları geçemeyeceklerini iddia etmek için ortada hiçbir sebep yoktur. hesaplar tuttuğu sürece algoritma karbon ya da silikonmuş ne fark eder?

Çok fazla olasılıktan bahsettiğimizi biliyoruz. İşin aslı gelecek hakkında tahminlerde bulunmak gerçekten zor bir iştir.Çok fazla değişkenin bulunduğu bir senaryodan bahsediyoruz sonuçta. Ama şu bir gerçektir, bundan sonraki yüzyıllda yaşadığımız dünya gerek ekonomik gerek felsefi gerek de toplum yapısı olarak çok farklı bir durumda olacak.  Yuval Noah Harari’nin yorumuyla yarınımızla ilgili yaşanacak devrimleri merak ediyorsanız gitmeniz gereken adres: HOMODEUS – Yarının kısa bir tarihi

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s