Tavla Günlükleri 1 – Hipodrom Casusluğu

Geçen Halis’ le tavla atıyoruz. Halis Türk Kürdü bir arkadaş, sigarasını, kahvesini, kitabını, arada bir de birasını ver 80 yaşına kadar yaşar. Öyle bir Halis. Katiyen bunlara bakarak ufku dar bir insan sanmayın. Elinde olsa çantasını alıp buda felsefesi için uzakdoğulara bile yelken açar. Tavla atarken dedi, alıp çantaları çıkalım, bir daha bu yaşlarda olamayız, dinçken, sağlıklıyken gidelim. Halis’ in her insan gibi inişleri çıkışları vardır. Bir bakmışsın çiğ köfteci olmak ister, bir bakmışsın memur olmak ister. Olur, insan halidir. Fakat bu gezginlik konusunda istikrarlı. Sigarasız kalma, sigara yakacak ateş bulamama korkusu olmasa gider. Sadece uzakdoğu değil serseri mayın gibi oradan oraya dolanır. Ben cesaret edemem anlamadığım dilde konuşan insanlarla iletişime girememekten korkarım. Genel kabul görmüş emperyal dil olan ingilizceyi de beceremiyorum. Okulda türkçe okunuşlarını ezberleyerek geçtik dersten. Tehere are, vehere, tihis… Çekilen kopyaların da payı var. Lan oğlum aynı dili konuştuğumuz milyonlarca insan içinde bile doğru düzgün iletişim kuramıyoruz,  misak-ı milli dışında ırzımıza geçerler bizim desem de hayalperest olduğu için pek dinlemez. Böyle uzak hayallere kapılmasın diye arada hipodroma gitmeye teşvik ederim. Hipodroma giriş ücretleri: Erkek 1 tl, Bayan 50 kuruş. Bayan değil kadın lan o ayı diyemezsin gişedekilere çünkü onlar da kadın. Kadın olmasa da diyemezdik zaten. Biz polemik yaratmaya gelmedik abi, iki yarış izleyip gideceğiz. Halis sessizce mırıldanırdı: bilmem ne yapayım lügatınızı. Tuvalet ücretsiz, içiniz rahat olsun. Farklıdır hipodrom havası, insanların kendilerini izlediğini anlayıp poz veren atlar, şirinler gibi ortaya çıkan jokeyler (tipleri şirin olmasa da boy olarak şirin), yanlarına gelen at sahipleri, kumar tutkunu vatandaşlar. Hafta sonları daha bir başka. Bizim uyanık bazı yarış severler/ kumarbazlar ailelerini kandırırlar. Eşlerini çocuklarını hipodrom çok güzel sen de gelsene vaatleriyle alıp, yeşil alanları piknik ortamına çevirirler.

Hipodromun içinde kupon yatırılan bölümde dışarıda içki içmek yasaktır yazısı var. İlk gördüğümde tuhafıma gitmişti. İçeride satılıyor, içiliyor, alıp dışarıda niye içilmiyor? Ata, jokeye kızan bir yarış sever birayı fırlatmasın diye olabilir sonucuna vardık.

İlkokulda ata o kadar çok baktık ki, gün geldi hipodromlara sığmaz olduk. Arenada gladyatör dövüşleri izleyip, kan gördükçe kendinden geçen yavşak Romalılar gibi değiliz. Atlar koşar, biz bağırırız: Dayan bakayım. Dayan bakayım dedikten sonra renk katsın diye bazı vatandaşlar küfreder. İşte bu kadar naif bir topluluğuz. Çoğul konuşup kendimizi dahil ettik, aidiyet duygumuz tamam.

Hangi çılgın bizi durduracakmış aklına şaşarım. Kaparım kuponumu ganyan basarım, 6′ lı yatsa da durmam 5′ li yaparım. Bütün hipodrom vergisini veren sorumlu vatandaşlardan oluşur. Sonuçta devlete haracımızı yani vergimizi veriyoruz. Devletin derdi kumar değil ki, vergisiz kumar. O nedenle yasa dışı bahise çok kızar devlet: ” Demek benim huzur hakkımı vermezsin he? Hımmm. Gel bakayım buraya. Öde bakalım şu cezayı, belki aklın başına gelir. Bir daha yasa dışı işlere bulaşma. Kumar yine oyna tabi, bak ben sana o kadar çeşit sunuyorum, benim sunduklarımla yetin. ” Biz abartmadan oynarız Halis’ le, vergimizi abartmadan veririz. O misli kupon yapmaktan yana ben sürpriz kovalamaktan yana. 10 liralık oynayıp 8 lira aldığımızda kazanırken kaybettik. Ben şeytanın bacağını kırdık havasındaydım, Halis matematiğin gerçeğinde. At, avrat, kupon ya da bira, ya da sigara, ya da para.

Işid’ in olası bir saldırısında halimiz duman olur. Zaten şehrin adı gavura çıkmış. Işid’ in kulağına giderse eyvahlar olsun. Halis’ e belli etmeyeyim, ürkmesin. Ben içimden kuruntulanayım.

Evet tavla. Genelde yenerim Halis’ i. 30 oyunda 1 oyun anca alır. Angut oyundan anlamıyor.İşsizken vakit geçirmek için güzel oluyor tavla. Bir de ucuz çay olduğunda tadından yenmez. İşsiz adam çaya en fazla 1,50 tl verebilir. Bu yazısız bir tabu olma yolunda emin adımlarla ilerlemekte. Beş saattir oturuyoruz. Hesap: dört çay, iki kahve, 12 lira. İşsiz olduğumuz şu günlerde bütçemiz biraz sarsıldı ama olsun. İnsanı biraz monotonizmden uzaklaştırır tavla, işsizin kafasını dağıtır tavla, zamanı atlatır tavla, yaşasın tavla. Üstelik bizim kültürümüzde yeri ayrıdır. O kadar yazdık Halis’ le tavlanın anlam ve önemini. Tabi bazı devletlüler yüz yılın en büyük istihdam seferberliğini sekteye uğratabilir endişesiyle bu tür tavla övücü yazıları kınayabilir, tehlikeli bulabilir, vatan haini olmakla suçlayıp terörist ilan edebilir, ohal kapsamında… Siz onları boşverin. Tavla güzeldir. Tavla, çay, sigara ya da kadın ya da erkek ya da para ya da iş ya da aş ya da çadır ya da içki.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s