Caim – Kabil/ Jose Saramago

Bir Jose Saramago romanı. Konusu insanlık kadar eski olan bir hikayeye dayanır. Malumunuz Adem ile Havva’ nın büyük çocukları olan Habil ve Kabil arasında çıkan bir anlaşmazlık sonucu Kabil kardeşini öldürür. Bu olayla Kabil insanlar arasında ilk kanı döken olur. İlk katil sıfatını da insanlık var olduğu sürece layıkıyla taşımayı garantilemiştir.

Saramago’ nun alaycı üslubuyla yola çıkılan hikayede, Kabil Tanrı tarafından bağışlanır fakat sürgün edilir. Kabil bir bakmışsınız babasının annesinden önceki eşi olan, libidosu yüksek Lilith’ in yatağında, bir bakmışsınız Nuh’ un Gemisi’ nde, Nuh’ un eşiyle ve gelinleriyle Brazzers’taki kel adam gibi aşk- ı muhabbet halinde. Zaman kavramının esnekliği içinde kronolojik sıraya bağlı kalmadan yolculuk eder. Tanrı’ nın sapkın kavimleri masum olup olmayanları ayırmadan (çoluk çocuk, genç yaşlı, kadın erkek demeden) topyekün yok etmesi gibi bir takım hoş olmayan durumlarla da karşılaşır. Tanrı’ nın Şeytan ile inatlaşıp her şeyden habersiz zavallı insanları nasıl üzdüğüne defalarca şahit olur. Hoş karşılamadığı bu durumları, aman Tanrı duymasın edasıyla da asla gizlemez. Özü sözü birdir Kabil’ imizin.

Kabil en son Nuh’ un Gemisi’ nde insanlığın çoğalmasını sağlayabilecek tüm kadınları öldürürken karşımıza çıkar. Tanrı’ nın verdiği görevi yerine getirip insanlığın soyunu devam ettiremeyeceğini anlayan Nuh’ u da intihara sürüklemiş olur. Bu olaydan sonra Tanrı ne yaptı, ne etti de insanlığın devamını sağladı bilinmez. Belki de bu hikaye esnek olan zaman kavramının bir kıyısında sıkışıp kalmış bir hikayedir. Tanrı bilir!

Daha önce Saramago’ nun herhangi bir kitabını okumuş olanlar bilir. Kitaplarında yer alan diyaloglarda ” – gibi noktalama işaretlerini kullanmaz. Örneğin; nereye gidiyorsun diye sordu Kamil, sana ne dürzü diye cevap verdi Şamil.

Kabil abimizin Tanrı ile konuşmasından bir bölüm aktararak bu koca yürekli adamı bir kez daha saygı ve özlemle analım. Bir karışıklılığa sebebiyet vermemek için, bu yazıda, yazarın kendine özgü yazım şekline sadık KALINMAMIŞTIR.

Tanrı Kabil’ in kardeşini öldürdüğü yerde ortaya çıkar.

Tanrı: Kardeşine ne yaptın?
Kabil: Kardeşimin bekçisi miyim ben?
T: Onu öldürdün.
K: Doğru, ama ilk suçlu sensin, sen benim yaşamımı mahvetmeseydin onun yaşaması için kendi canımı verirdim.
T: Seni sınamak istemiştim.
K: Sen kimsin ki kendi yarattıklarını sınıyorsun.
T: Ben her şeyin egemen sahibiyim, bütün varlıkların da diyebilirsin.
K: Ama ne benim ne de özgürlüğümün sahibisin.
T: Öldürme özgürlüğünün mü?
K: Tıpkı Habil’ i öldürmemi önleyebilecekken öldürmeme izin vermekte senin de özgür olduğun gibi, bütün diğer tanrılarda olduğu gibi sende de olan o yanılmazlık gururunu bir an terk etmen yeterli olurdu, bir an için gerçekten bağışlıyıcı olman, alçakgönüllülük gösterip benim sunduğumu kabul etmen yeterli olurdu (Tanrı için verdiği kurbanı kabul etmemesini kastediyor), çünkü onu reddetmemeliydin, tanrıların, ve tüm diğerleri gibi senin de, yarattığınızı söyledikleriniz karşısında görevleriniz var.
T: İsyankar konuşuyorsun.
K: Öyle olabilir, ama seni temin ederim ki eğer ben Tanrı olsaydım, başkaldırıyı seçenlere şükürler olsun çünkü yeryüzünün krallığı onların olacaktır, derdim her gün.
T: Günaha giriyorsun.
K: Belki, ama ne olursa olsun seninki kadar büyük bir günah değil, sen ki Habil’ in ölmesine izin verdin.
T: Onu sen öldürdün.
K: Evet, doğru, infaz eden kol bendeim, ama hükmü sen verdin.
T: Buradaki kanı ben dökmedim, Kabil kötülükle iyilik arasında seçim yapabilirdi, eğer kötülüğü seçtiyse bunun bedelini ödeyecek.
K: Bağa giren de, bağcı kadar hırsızdır.
T: Bu kan intikam diye bağırıyor.
K: Eğer böyleyse, sen de hem gerçek bir ölümle hem de henüz gerçekleşmemiş bir ölümle intikam alacaksın.
T: Daha açık konuş.
K: İşiteceğin şey hoşuna gitmeyecek.
T: Bu seni durdurmasın, konuş.
K: Basit, ben Habil’ i öldürdüm çünkü seni öldüremezdim, ama benim niyetimde sen ölüsün.
T: Ne demek istediğini anlıyorum, ama ölüm tanrılara yasaktır.
K: Evet, oysa kendi adlarına ya da kendileri yüzünden işlenen bütün cinayetleri üstlenmeleri gerekir.
T: Tanrı masumdur, eğer o var olmasaydı da her şey aynı olurdu.
K: Ama ben, öldürdüğüm için, karşıma çıkacak herhangi biri tarafından öldürülebilirim.
T: Böyle olmayacak, seninle bir anlaşma yapacağım.
K: Dışlanan biriyle mi anlaşacaksın? O halde kendi suçluluk payını kabul ediyorsun.
T: Kabul ediyorum, ama kimseye söyleme.

Habil’ in ölümü için sorumluluk paylaşım anlaşması ikisi arasında sır olarak kalacaktı, bizler şahit olmasaydık.

Kırmızı Kedi Yayınevi – 15. Basım

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s