Kirve Memo’ ya Göre Dersim İsyanı Ve Atatürk

Tunceli’nin Mazgirt ilçesinin Seyitli köyünde bir adam yaşar. Yalancı, cesur, mert, karakterli bir adam. Bu adam, Muzaffer Oruçoğlu’ nun İbrahim Kaypakkaya ve diğer devrimci arkadaşlarıyla birlikte 12 Mart Muhtırası’ndan sonra Tunceli bölgesindeki mücadelelerini anlattığı kitabı Tohum’ da geçen Ayıboğan Huso oğlu Kirve Memo’ dur.

Kimi köylüler tabanları patlayıp, elektrikli işkenceden geçip komalık olmasına rağmen “kaçak talebeler” olarak adlandırdıkları devrimci gençlere ekmek verdiklerini, evlerinde misafir ettiklerini, dağlarda saklandıklarını söylemezken, kimi köylüler muhbirlik karşılığı alacakları paraları ve Dersim İsyanı’ nında olduğu gibi köylülerin kırılacağını düşünerek devletin “anarşist, terörist” olarak adlandırdığı gençleri ihbar eder. Bir köy öğretmeni düzenin değişmesi için sempati duyduğu gençlere evini açarken, bir öğretmen İstanbul’ a tayininin çıkmasına yardımcı olabileceği düşüncesiyle Fehmi Altınbilek’ e devrimcilerin tutuklanmasında yardımcı olur. Kitaptan anladığım kadarıyla bölge kadınlarının erkeklerine göre daha yiğit olduğu düşüncesindeyim.

Kirve Memo’ nun gözünden Dersim İsyanı ve Atatürk:

” Otuzsekiz İsyanı’ nda, Atatürk’ le İsmet Paşa birmiş. Celal Bayar’ la da Fevzi Çakmak Paşa da bir. Atatürk demiş ‘ Bir haftada halledin Dersim’ i. ‘ Halledememişler. Adam sinirinden uyuyamamış. Paşalarına demiş ki, ‘ Beni Dersim’ e götürün. ‘ kızına da buyurmuş, demiş, ‘ Teyyareye bin hemen, git, ben de peşinden gelirim. ‘ Demenan’ a gelmiş, dürbünle Laç deresine bakmış ki pee… Tüfek barutundan göz gözü görmüyor. Bağırmış, ‘ Ula! ‘ demiş, ‘ Ne yapın yapın da, bu dereyi bu gece alın. ‘ O gece bilmem kaç taburu dereye sokmuşlar. Dere, aç ejderhalar gibi taburları yutmuş. Sabah olmuş, paşalar süklüm püklüm Atatürk’ ün çadırına girmişler, ‘ Paşam, bizi affet! ‘ demişler. ‘ Biz bu gece, bu dereyi alamadık. ‘ Atatürk’ ün kaşları çatılmış, gözlerinde şimşekler çarpışmış, yumruğunu masaya vurmuş, ‘ Tuuuuuu!… ‘ demiş, ‘ Tu sizin yedi göbek ceddinize. Ula, ‘ demiş, ‘ ben yedi düveli, yedi günde yendim. Haram olsun size verdiğim ekmeğe ki, üç Dersim çıplağının hakkından gelemediniz. ‘ İsmet Paşa da oradaymış, dayanamamış, ‘ Paşam paşam! ‘ demiş, ‘ Sen doğru konuşmuşsun ama bir şeyi unutmuşsun. ‘ Atatürk kızmış, kalpağını masaya vurmuş, ‘ Ne konuşursun ula sağır! ‘ demiş, ‘ Ben neyi unutmuşum? ‘ İsmet Paşa hazır ola geçmiş, ‘ Senin yedi günde yedi düveli yendiğin doğrudur. Ama sen o yedi günde yedi düveli, Dersimlilerle yendin. Bu canavar Dersimliler olmasaydı, kusura bakma biraz zor yenerdin’ demiş. Sinirden Atatürk’ ün saçları oklava gibi dikelmiş, midesine ağrılar girmiş. Bütün paşaları çadırdan kovmuş. Tam o sırada bir subay Atatürk’ ün çadırına girmiş, selam çakıp, ‘ Paşam, ‘ demiş, ‘ çok kötü bir haberim var. ‘ Atatürk bağırmış, ‘ Söyle ula dürzü! ‘ lafı ne dolandırırsın? ‘ Subay, ‘ Paşam, ‘ demiş, ‘ Dersimliler, senin kızın Kutun Deresi’ ni bombalarken, bir kurşunla uçağını düşürdüler. ‘ Atatürk ayağa kalkmış, sendelemiş, sanmış ki zelzele oldu. ‘ Vay başıma gelenler, vay kızım, vay midem! ‘ demiş. Çadırın dışında bekleyen doktorlar, Atatürk’ ün ‘ Vay midem! ‘ bağırmasını duyunca, koşarak çadıra girmişler. Baş hekim hazır ola geçmiş, ‘ Paşam! ‘ demiş, ‘ Taze keçi sütü mide ağrısına iyi gelir. Isıtıp getirsek nasıl olur? ‘ Atatürk daha da kızmış, ‘ Ula! ‘ demiş, ‘ Ben bu Dersim’ in keçisinin sütünü içmem. Ben bunları yenmedikçe bunları sütü bana zehir zıkkımdır, ağudur, haramdır. ‘
Azeroğlu’ yla Ali Haydar yeniden gülmeye başladılar.

” Gülmeyin kardeşim, bunların hepsi gerçektir. Kitaplara geçmemişse suç bizim değil. Rahmetliden tek tek dinlemiş, ezberlemişim ben. ”
” Anlat, devam et, sonra konuşuruz dedi Ali Haydar.
” O sırada ikinci bir subay, Atatürk’ ün çadırına girmiş, selam vermiş, ‘ Paşam, ‘ demiş, ‘ gözün aydın, senin kızın paraşütle atlayıp kurtulmuş. ‘ Atatürk sevinmiş. Bu sevinçle bütün paşaları toplamış, ‘ Taburları hazır edin! ‘ demiş, ‘ Bu gece ben, elimde silahla bu dereye girip, bu dereyi düşüreceğim, ‘ demiş. Paşalar şaşırmışlar. ‘ Aman aman paşam! ‘ demişler, ‘ Bu dereye sen girme, bu dereye Laç deresi derler ki çok namlı bir deredir ve üstelik bu dereyi namlı Dersim kahramanı İbiş savunmaktadır ki çevresinde Ayıboğan Huso gibi nice nişancı yiğitler vardır . Hayatın tehlikeye girer . Allah esirgesin, başına bir iş gelirse biz bu Dersim’ i alamayız. Üstelik bu Dersim, dünyayı bizim başımıza dar eder, yedi düvele rezil rüsva oluruz. ‘ Ne demişlerse Atatürk’ ü ikna edememişler. Adam ayak diremiş, la demiş lo dememiş. En sonunda İsmet Paşa dayanamamış, ‘ Paşam, paşam, benim Atatürk paşam! ‘ demiş, ‘ Bu Laç Deresi Kerbela değil. Mağaraları derin, suları şırıl şırıldır. Bu Laç deresinin de dünyada eşi menedi yoktur. ‘ Ne demişlerse hepsini terslemiş, ‘ Taburları hazırlayın korkak herifler! ‘ demiş. O gece taburlar hazırlanmış. Atatürk eline bir Alman filintası almış, sesadırını beline takmış, taburların başına geçmiş, paşalara demiş, ‘ Siz gelmeyin, ben hallederim, ne zaman ki yanıma bir paşa almışım, kazandığım zaferi hep kendisine mal etmek istemiş. ‘ O gece Laç Deresi’ ne, Ovacık yolu tarafından değil de, bu taraftan girmiş. Arkasında askerleriyle dereye inmiş. Dersim kahramanı İbiş’ i uyandırmışlar, İbiş gözlerinin çapağını silmiş, bir bakmış ki taburların başında yakışıklı, çatık kaşlı, yiğit bir adam. Rahmetliye dönmüş, ‘ Ula Huso! ‘ demiş, ‘ Bu yiğit kimdir? Göğsünde ne kadar altın madalya var. Ben bu kadar çok altın madalyalı kumandan görmedim. Paşalarda bile bu kadar madalya yoktur. Bu muhakkak paşalar paşasıdır. ‘ Rahmetli demiş, ‘ Valla ne paşası olursa olsun, bize yağ çökelek getirmediğine göre fark etmez. Şimdi saldıracak, nişan alma zamanıdır. Dersim kahramanı İbiş demiş, ‘ Valla benim elim bu yiğidin ölümüne he demez. ‘ İbiş mağaranın arkasına doğru çekilmiş, filintasını dizinin üzerine yatırmış, sırtını mağaraya dayamış, yanındaki keçiyi sıvazlamış. Rahmetli Laç Deresi’ ndeki yiğitlerin hepsini bir büyük ıslıkla hazır etmiş, ikinci ıslıkta cayırtı başlamış. Taburlar da ateşe başlamışlar, ilk çatışmada beş kurşun yiyip düşmüş Atatürk. Kurşunlardan dört tanesi madalyasına isabet etmiş, bir tanesi de ciğerine girmiş. Hemen dereden çadırına taşımışlar, uçağa koyup Ankara’ ya göndermişler. Ankara’ da birkaç gün yaşadıktan sonra ölmüş. Bunun üzerine orduların hepsini Dersim’ e yığmışlar. ”

” Atatürk’ ün Dersim’ e geldiği ve Dersimliler tarafından vurulduğu doğru değil, ” dedi Azeroğlu. ” Bazı yerlerde de köylüler, Denenan’ da Atatürk’ ün çadırının basıldığını, orada yara aldığını, Ankara’ da o yara yüzünden öldüğünü anlatıyorlar. Hiçbiri doğru değil. ”
” Atatürk ne zaman öldü? ”
” 10 Kasım 1938′ de. ”
” Yaa, gördün mü? 38′ de isyan patladı, güzün de Atatürk Dersim’ e geldi. Atatürk’ ü Dersimlilerin vurduğunu hiç tarih kitapları yazar mı? Yazsa dünyaya rezil rüsva olurlar. Bir millet kendi reisini nasıl vurur diye sormazlar mı? ”
” İnat etme Memo, Atatürk 1938′ de öldüğü için köylüler bunu böyle uydurmuş. Bir yalancı ortaya bir laf atmış, o da tutmuş, ” dedi Ali Haydar. ”
” Peki Atatürk vurulmadıysa ne hastalığından öldü? ”
” Atatürk, içki içen bir insandı. Bundan dolayı karaciğer sirozundan öldü. ”
Azeroğlu’ nun bu açıklaması, Memo’ yu daha da sevindirdi.
” Yaa, gördün mü? ” dedi. ” Ciğerinden ölmüş, içki sirozundan değil, kurşun sirozundan. ”
” Boşuna inat ediyorsun, ” dedi Ali Haydar.
” Yoo yoo… Atatürk’ ün burada vurulduğu doğrudur. Sizin bilginiz yanlıştır. ”
” Viiiy Memo Memo Allah belanı versin, inat etme. Bunlar tahsil görmüş, okumuş yazmış insanlardır, senden daha iyi bilirler. ”
” Kız sus! Sen ne bilirsin, mizikli? Rahmetli kaç kere anlattı bana. ”
Tartışmalar gece yarısına kadar sürdü…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s